top of page

İKİNCİ BİR DÜNYA YOK!!! KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ



Küresel Isınma ve İklim Değişikliği Nedir ve Nasıl Oluşur?

  Günümüzün en büyük çevre sorunlarından biri olan küresel ısınma, gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına denir. Sera etkisi denilen olay ise sera gazlarının (CO2, N2O, CH4, O3) artması sonucu atmosferdeki ısı birikimidir. Sera gazlarının ve küresel ısınmanın artışına neden olan en büyük etken ise fosil yakıt kullanımıdır. Sanayi Devrimi’nden sonra artan sanayileşme ve makineleşme faaliyetleri sonucunda insan tüketimi de artmıştır. Tüketiminin artmasına bağlı olarak enerji ihtiyacı da artmıştır. Bu enerji ihtiyacının karşılanması genelde fosil yakıtlar kullanılarak sağlanmaktadır. Zamanla kullanılan fosil yakıtlar küresel ısınmaya neden olduğu gibi birçok felakete de neden olmuştur. Bu felaketler arasında hava kirliliği ilk sıralarda yer almaktadır. Hava kirliliğinin artması beraberinde iklim değişikliklerini de getirmiştir. Dünya’nın çeşitli yerlerinde farklı sorunlara neden olan iklim değişikliği, özellikle küçük coğrafik bölgelere has olan mikro iklimleri yok etme tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır.

 

Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin Neden ve Sonuçları:

Yapılan araştırmalar incelendiğinde küresel ısınma ve iklim değişikliğine neden olan birçok etken vardır ve bu etkenler ise farklı sonuçlar doğurmaktadır. Dünya genelinde etkisini gösteren bu sonuçlar farklı alanlarda da olabilmektedir.

 

    Nedenler:

· Sanayi Devrimi’nden sonra artan enerji ihtiyacı ile fosil yakıt kullanımının artması,

· Fosil yakıt kullanımına bağlı olarak artan hava kirliliği,

· Sera gazlarının artması sonucu oluşan sera etkisi,

· Kentleşme ve sanayileşmenin artması,

· Çevre kirliliği,

· Ormansızlaşma,

· Hızlı nüfus artışı,

· Toplumdaki tüketim alışkanlıklarının artması,

Küresel ısınmanın temel nedenleri arasında yer almaktadır.

 

Sonuçlar:

·En büyük sonucu biyoçeşitliliği tehdit etmesidir.

·Mikro ve makro iklimsel yapıların bozması,

·Ozon tabakasının (stratosperin) incelmesi ve delinmesi,

· Kuraklık ve çölleşme,

·Doğal kaynağımız olan toprakların, yeryüzündeki işlevlerinin değişkenliği ile biyo-üretkenliğinin kaybedilmesi,

· Sel felaketleri,

· Heyelan ve fırtınaların artması,

· Yüksek sıcak hava dalgalarının oluşması,

· Hava ve su kirliliğinin artması,

· Aşırı yağışlar,

· Yeni bir ekolojik göç olarak “iklim göçü”nün artması,

· Asit yağmurlarının oluşması,

· Buzulların erimesi,

· Alerjik hastalıkların artması,

· Hastalık etkeni taşıyan vektörlerin artması sonucu sıtma, chagas (Afrika kış uykusu) ve ensefalit gibi hastalıkların artması,

· Kıyı ekosistemindeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklar (dizanteri, kolera, tifo, paratifo, giardia (vb.),

· Sıcak hava dalgalarındaki artışlar sonucu kalp ve solunum sistemi hastalıklarına bağlı ölümler,

· Yeryüzüne ulaşan UV ışınları malign melanom gibi cilt kanserlerinin artması,

· Su kaynaklı enfeksiyonların yayılması.

 gibi birçok alanda hem çevreye hem de insan ve diğer canlıların sağlığına zarar veren olumsuz sonuçları vardır. Ancak yapılan araştırmalara bakılarak küresel ısınmanın olumlu sonuçlar doğurduğu da açıklanmıştır.

Bu sonuçlardan birkaçı:

 ·Sıcaklık artışları kış mevsiminin daha ılık yaşanmasına neden olduğu için soğuğa bağlı ölümlerde azalma,

· Soğuk bölgelerde enerji tüketiminin azalması,

·Yeteri yağış alamayan yerlerin daha fazla yağış alabildiği ya da bazı soğuk bölgelerin daha yaşanabilir duruma gelebildiği,

·İklim değişikliğinin etkisi ile bazı bölgelerde bitki türlerinde farklılaşma yaşanabileceği,

·Küresel ısınmanın neden olduğu ısınmanın özellikle tarım ve hayvancılık üzerinde olumlu bazı etkilerinin olması,

·Denizlerde besleyici mevsimsel plankton patlamalarının yaşanması.

Küresel ısınmanın beraberinde getirdiği  bazı olumlu sonuçlardır.



 Küresel İklimi Korumada Uluslararası Girişimler:

 

Küresel ısınma dünya genelinde bir yayılım göstermektedir. Küresel ısınmaya neden olan ülkeler  daha çok gelişmiş ülkelerdir. Gelişmiş ülkelerin yaşam standartları yüksek olduğu için bu ülkelerde tüketim miktarı fazladır. Buna bağlıakıt ve diğer yakıtların tüketimi daha fazladır. Gelişmemiş ülkel olarak gelişmiş ülkelererde ise sağlık sektörü, sanayi sektörü gibi alanlar gelişmediği için yarattıkları etkiler daha azdır. Afrika ülkelerinin birçoğu gelişmediği ve kurak olduğu için en çok etkilenen ülkeler arasında yer almaktadırlar. Hem bu dengesizliğin ortadan kalkması için hem de küresel ısınmanın etkilerini azaltmak için uluslararası politikalar yapılmıştır. Bu politikalardan bazıları şunlardır:

1.      Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi

2.      Kyoto Protokolü

3.      Uluslararası Karbon Eylem Ortaklığı

4.      Küresel Çevre Fonu

5.      Müslümanların İklim Değişikliği Konusunda Yedi Yıllık Eylem Planı

6.      Paris Anlaşması

7.      Bitki Bazlı Eylem Planı

8.      Taraflar Konferansı

 

 

1)  Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi:

 

Atmosferdeki sera gazı birikimlerini, iklim sistemi üzerindeki insan kaynaklı tehlikeli etkiyi önleyecek bir düzeyde durdurmayı başarmayı  hedefleyen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 80’lerin sonunda Hükümetlerarası Konferanslarda uzunca bir süre müzakere edilmiş,1992 yılında Rio’da gerçekleştirilen Yeryüzü Zirvesi’nde imzaya açılmıştır.

 

 

2) Kyoto Protokolü:

    

Kyoto Protokolü, ülkelerin emisyonlarını belirli bir zaman dilimi içinde sınırlamayı amaçlayan en önemli anlaşma olarak gösterilebilir. Protokol iki dönemden oluşmaktadır. I. Taahhüt Dönemi 2008-2012 yıllarını kapsarken, II. Taahhüt Dönemi 2013-2020 yılları arasında kalan dönemdir. Bu iki dönem devletlere farklı yükümlülükler getirmesi açısından birbirinden farklıdır. I. Taahhüt Dönemi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin Ek-I listesinde yer alan ülkelere toplam salımlarını 1990 yılı seviyelerine nazaran en az % 5 oranında azaltma yükümlülüğü getirmektedir. 2013-2020’yi kapsayan II. Taahhüt dönemi ise I. Taahhüt döneminden farklı olarak Ek-B listesinde bulunan taraflara emisyonlarını 2020 yılında, 1990 baz yılına göre en az % 18 azaltması yükümlülüğü getirmiştir.

 

 

3) Uluslararası Karbon Eylem Ortaklığı:

 

Bu çalışmanın konusunu oluşturan Karbon Ticareti olarak da adlandırılan Emisyon Ticaretinde protokolle sayısal emisyon azaltım yükümlülüğü almış ülkelere, belirlenmiş olan emisyon azaltım miktarlarının bir bölümünün ticaretini yapma izni verilmektedir. Bu kapsamda, Emisyon Ticareti sistemi ile yeni bir finansal piyasaya merhaba denilmiş oldu: “Karbon Piyasası”. Karbon piyasaları, Zorunlu Karbon Piyasaları ve sosyal sorumluluk ilkesi çerçevesinde kurulmuş, gönüllülük ilkesi çerçevesinde işleyen Gönüllü Karbon Piyasaları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.  Zorunlu karbon piyasalarından bağımsız olarak işleyen gönüllü karbon piyasalarına yönelik projeler 2005 yılından beri Türkiye’de geliştirilmekte ve uygulanmaktadır.

 

 

 

4)  Küresel Çevre Fonu (GEF):

  

  GEF  , Birleşmiş Milletler kuruluşları, çok taraflı kalkınma bankaları, ulusal kuruluşlar ve uluslararası STK'lar da dahil olmak üzere 18 kuruluşun BENZERSİZ BİR ORTAKLIĞIDIR  ve dünyanın en zorlu çevre sorunlarını ele almak için 183 ülkeyle birlikte çalışmaktadır. GEF, geniş bir sivil toplum örgütleri ağına sahiptir, dünya çapında özel sektörle yakın bir şekilde çalışır ve bağımsız bir değerlendirme ofisinden ve dünya standartlarında bir bilimsel panelden sürekli girdiler alır.

 

 

5) Müslümanların İklim Değişikliği Konusunda Yedi Yıllık Eylem Planı:

 

Müslümanların Yedi Yıllık İklim Değişikliği Eylem Planı, 2010'dan 2017'ye kadar sürmesi planlanan küresel İslam topluluğu için önerilen bir iklim eylem planıydı. İngiliz Dünya Arkadaşları Diyalog Merkezi ve Kuveyt Evkaf ve İslam İşleri Bakanlığı tarafından geliştirildi . Dinler ve Koruma İttifakı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile koordinasyon halinde geliştirilen, büyük dini topluluklar tarafından geliştirilen birkaç yıllık iklim eylem planından biridir. Dinler ve Koruma İttifakı'na göre, plan "günlük hayattan yıllık hac ziyaretlerine, kutsal şehirlerden gelecekteki imamların eğitimine kadar Müslüman faaliyetlerinin her düzeyini araştırmayı", "büyük Müslüman şehirlerini diğer İslami kentsel alanlar için yeşil şehir modelleri olarak geliştirmeyi" ve "çevre dostu mal ve hizmetler için İslami bir etiket geliştirmeyi" öneriyor.

 

 

 

6) Paris Antlaşması:

 

    21. Taraflar Konferansı olarak bilinen Paris İklim Zirvesi, yıllardır süren ve başarısız geçen müzakereler sonrasında, tarihi nitelikte küresel bir anlaşma ile sonuçlandı. 196 ülke tarafından kabul edilen Paris Anlaşması tarihi niteliktedir çünkü anlaşmanın içeriği bilimsel temelli, dinamik ve bu yüzyılın diğer yarısına gelindiğinde sera gazı emisyonlarını sıfırlanacağını amaçlayan uzun dönemli hedeflerini tutarlı bir şekilde ortaya koymuştur. Türkiye, Paris iklim Zirvesi öncesi Ulusal azaltım planını Sekreterya’ya sunmuştur. Bu plana göre Türkiye gönüllü olarak seragazı emisyonlarını 2030 yılına kadar referans senaryonun %21 altına indireceğini (artıştan azalış) beyan etmiştir. Bu çalışma Türkiye’de de iş dünyasında eski kalıpların değişeceğini ve zorunlu olarak düşük-karbonlu ekonomiye dönüşümün sağlanacağını iddia etmektedir. Böyle bir dönüşüm için Türkiye’de gerekli politika ve düzenlemelerin kısa sürede geliştirilmesi gerektiğini belirten bu çalışma, aksi takdirde sürecin gerisinde kalınmasının ülkeye ciddi maliyetler getireceğini savunmaktadır.

 

 

 

7) Bitki Bazlı Eylem Planı:

 

Küresel biyoçeşitliliğin kaybolması bugün dünyadaki ana sorunlardan biridir. Bu yok olma yerel bir sorun olmadığından, engellemek veya yavaşlatmak için uluslararası platformlarda çeşitli sözleşme ve anlaşmalar yapılmıştır. Özellikle son 30-40 yıl içerisinde biyoçeşitliliğin korunması amacıyla birçok uluslararası sözleşmeye ülke olarak taraf

 

olunmuştur. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kanun hükmündedir ve ulusal mevzuatın bir parçasıdır.  Uluslararası sözleşmeler gereği ulusal mevzuatımızın yeniden gözden geçirilmesi konusundaki ihtiyaç ile doğa ve doğal kaynaklar konusundaki bilinçlenme, ülkemizde biyolojik çeşitliliğin korunması konusunda adımların atılmasına zemin hazırlamıştır. Bu konuda yapılan en önemli girişimlerden biri, 2013 yılında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan “Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’dir. Bu proje ile ülkemizin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğinin ortaya konulması, korunması, izlenmesi ve gelecek nesillere aktarımı için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi hedeflenmiştir     

 

 

 

8) Taraflar Konferansı:

 

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında taraflarca iklim değişikliği ile mücadele süreci değerlendirilmek üzere düzenlenen uluslararası toplantılardır. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiği 1994 yılından itibaren her yıl taraflar konferansı düzenlenmektedir. İlk taraflar konferansı 1995 yılında Almanya'nın Berlin şehrinde düzenlenmiştir. Bu konferanslar arasında olan 1997'de düzenlenen 3. Taraflar Konferansı'nda Kyoto Protokolü imzalanmış, 2015 yılında düzenlenen 21. Taraflar Konferansı'nda ise Paris Anlaşması kabul edilmiştir.

 


 

Küresel Isınma ve İklim Değişikliği İçin Bireysel Yapılması Gerekenler:

 

·       Sürdürülebilir tarıma destek olun. Et ve süt üretimi sırasında, atmosfere büyük oranda karbon salınımı yapılıyor.

·       Uçak kullanımını sınırlandırın.

·       Yeşil alanları koruyun.

·       Daha az tüketin.

·       Yatırımlarınızı gözden geçirin.

·       Kullanmadığımız elektrikli aletlerin fişini çekelim.

·       Enerji tasarruflu ampul kullanalım.

·       Enerji tasarruflu ürünler alalım.

·       Evimizin ısı yalıtımını güçlendirelim.

·       Güneş paneli kullanalım.

·       Yürüyelim veya bisiklet sürelim.

·        Araba yerine toplu taşıma kullanalım


Şevval Gündoğan

 


Kaynakça

· Batan, M.,& Toprak, Z.F.(2015). Küresel iklim değişikliğinin olumlu etkileri ve bu         etkilerin iklim değişikliğine uyum kapsamında değerlendirilmesi. Dicle Üniversitesi Mühendislik Dergisi , 6(2), 93-102.

·  Özel, M., & Kılıç, S. (2011). KÜRESEL BİR SORUN OLARAK İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İKLİM POLİTİKALARI. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi(34), 137-169.

·  Satır Reyhan, A., & Reyhan, H. (2016). KÜRESEL ISINMANIN NEDENLERİ, SONUÇLARI, ÇÖZÜMLERİ ÜZERİNE YENİ DEĞERLENDİRMELER. Memleket Siyaset Yönetim, 11(26), 1-24.

·   Erdoğan, Z. (2014). İklim Değişikliği ve Sağlık Üzerine Etkileri. Florence Nightingale Journal of Nursing, 16(61), 71-76.

· Hamza Çelikyay, H., & Küçük Bayraktar, H. (2023). İklim Politika Belgelerinde İklim Dostu Kentler ve Dirençlilik Stratejileri. HUMANITAS - Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi, 11(INCSOS VIII Özel Sayısı), 87-107. https://doi.org/10.20304/humanitas.1272124

·Dağdemir, Ö. (2015). BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ VE EKONOMİK BÜYÜME: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ POLİTİKASININ TÜRKİYE İMALAT SANAYİİ ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 60(2), 49-70.

·    Öztürk, Ş. T., & Toprak, Z. F. (2024). Kyoto Protokolü ve Türkiye’nin Uyum Sürecinin Değerlendirilmesi. Türk Hidrolik Dergisi, 8(1), 7-18.

· Bınboga, G. (2014). ULUSLARARASI KARBON TİCARETİ VE TÜRKİYE. Yaşar Üniversitesi E-Dergisi, 9(34), 5732-5759. https://doi.org/10.19168/jyu.90063

·  Erken, K., Parlak, S., & Yılmaz, M. (2022). Endemik Taksonların Korunması ve Tür Koruma Eylem Planları. Ağaç Ve Orman, 3(1), 33-46.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar


bottom of page